internette neden paylaşım yapıyoruz

internette neden paylaşım yapıyoruz

internette neden paylaşım yapıyoruz

İnternet her geride bıraktığımız gün ile alakalı değişik bir husus başlığını tartışmayı gerektirmeye başlamıştır. Birçok makale ve yayınlarda internetin fırsatları ile beraber tehlikelerinden gerektiğince söz edilmektedir. Bunlardan biri de paylaşımdaki tehlikeler olmuştur.

Paylaşımlardaki tehlikelerde en çok sunduğumuz örnekler, koordinat bilginizi paylaştığınızda evinize hırsız girebileceği; dayınızı ya da kuzeninizi sosyal ağlarda etiketlediğiniz vakit mühim bir şahsi bilginiz olan anne kızlık soyadınızın deşifre olacağı tarafında olmuştur. Peki, tehlikeler bunlardan mı ibaret yalnızca? Paylaşım gerçekleştirme yalnızca size özel olan bilgilerınize ulaşmayı mı sağlamakta?

Öncelikle kimler namacıyla paylaşım yapıyor sorusuna bakmakta yarar var. Kaspersky Siber Emniyet Endeksi’nin Türkiye bilgilerına baktığımız vakit Türk internet kullanıcılarının %91’nin bir sosyal paylaşım hesabı bulunduğu görülmekte . Tabi bu verilerin 2016 yılının 2. Periyoduna ait bulunduğu amacıyla belki de şu anda miktar daha yüksektir.

Kaspersky Lab’ın 2017 Ocak ayında sonuçlandırdığı ve 2017 Mayıs ayı ortamında yayınladığı daha güncel bir saha çalışması raporuna gelirsek aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 17 ülkenin yer aldığı raporda hal daha net bir şekilde görülmektedir .

NEDEN PAYLAŞIYORUZ? NE KADAR PAYLAŞMALIYIZ? ile ilgili görsel sonucu

Raporda göze çarpan en mühim belirti, internet kullanıcılarının yalnızca %7’sinin dijital ortamda bilgilerıni paylaşmadığı tarafında olmuştur. Paylaşım miktarlarının en çok bulunduğu husus başlıkları ise sırayla %87 ile oluşturulan seyahate dair video ve resimler, %82 ile diğer şeylere ait ve titiz veri içermeyen video ve resimler ve %70 ile çocuğunun video ve resimleri tarafında olmuştur. Yaş seviyesi düştükçe daha çok paylaşım yapıldığı görülse de, 16-24 yaş arası paylaşım yapan gençlerin adedi ile 55 yaş üzeri paylaşım yapan yetişkinler arasında miktarsal olarak aşırı bir fark bulunmamaktadır. Diğer mühim bir belirti ise bilgilerıni paylaşmayan kullanıcıların bilgilerıni paylaşan kullananlara miktarla akıllı telefon ve bilgisayarlarında daha az veri kayıpları yaşadığı tarafında olmuştur.

Saha çalışmaları ve istatistikleri artırabiliriz. Diğer taraftan vakası ele aldığımızda namacıyla bu kadar çok paylaşım yapıyoruz sorusu akla gelmektedir. Sosyal medyada bilgi paylaşımını tetikleyen ve destekleyen etkenler üstüne oluşturulan bir çalışmada 10 asli öğenin insanları paylaşım yapmaya ittiği meydana çıkmıştır. Bunlar: şahsi haz, yetkinlik duygusu, öğrenme isteği, şahsi çıkar, fedakârlık, empati, sosyal angajman, topluluk ilgisi, etkileşim ve itibar . Yapılan çalışmada 10 etkenün belirli seviyelerde paylaşım gerçeklştirmeyi tetiklediğini meydana çıkarmıştır.

namacıyla paylaşıyoruz

Yine diğer bir çalışmada sosyal medya paylaşım sebepleri amacıyla 10 etken belirlenmiştir. Bu çalışmada tekrar paylaşım sebeplerinde sosyal etkileşim ve diğerlerinın paylaşımlarımı merak etme gibi etkenler dışında vakit geçirme, rahatlama ve eğlence gibi etkenler ön plana çıkmaktadır.

Görüldüğü üzere paylaşım sebepleri amacıyla çoğu etken söz husussudur. Paylaşımlar genelde sosyal ağlar ve sosyal medya üzerinden yapıldığı amacıyla bu platformlar üzerinden bir araştırma yapılmıştır. Kullanıcılar sosyal medyada bilhassa mutlu anlarını, eğlendikleri ve tatil vakitlarını, çocukları ile geçirdikleri vakitleri ya da onların görsellerini paylaşmaktadır. Hem de çarpıcı bir bilgi sunmak, siyasi/politika unsurlarını bahsetmek ve tartışmak amacıyla de sosyal medya kullanılmaktadır.

Peki bu kadar veri ve belirtiyu paylaşmalı mıyız sorusuna geldiğimiz vakit ise hadise değişik bir boyuta geçmektedir. Dijital çağ hiç kuşkusuz insanları gerçek hayattaki etkileşiminden gerektiğince kopartmış haldadır. Kullanıcıların mutlu anlarını sosyal medyada paylaşması aslında mutlu olduklarının göstergesi midir yoksa bir zayıflık ya da boşluk göstergesi mi? Yoksa aslında mutlu anlarını diğerleri ile de paylaşmak istiyorlar mı? Gerçekten paylaşılmak isteniyorsa bu şahıslarla yüz yüze etkileşim sağlanarak ne kadar paylaşılıyor? Bu soruların cevabını sosyologların vermesi gerekliliğini düşünerek değişik bir bakış açısı ile devam ediyoruz…

Paylaştığımız bilgilerın niteliği ve sağladığı yarar ayrı bir problemli başlıktır. Paylaşımda kullanım amaçlarına baktığımız vakit katma değer yaratan bir bilginin çok çok paylaşım namacıylai olmadığı görülmektedir. Facebook örneğine bakılırsa katma değer yaratan bir bilgi ile yaratmayan bir bilgi paylaşımında beğeni ve yorum istatistikleri arasında uçurum olacağı aşikârdır.

Paylaşımlardaki aşırılığın, kullanıcıları parasal ve manevi açıdan olumsuz etkileyebildiği tarafındaki bilgiler ve araştırmaler gördüğünüz üzere mevcuttur. Başta şahsi bilgilerın direkt olarak ya da dhadiselı açıdan paylaşılması online bankacılık faaliyetlerinden özel hayatın gizliliğinin ihlaline kadar çoğu risk namacıylaini doğurabilir.

Bununla beraber internet trendlerindeki değişim, paylaşım amaçlarını da değiştirmeye başlamıştır. Paylaşım amaçlarının katma değer yapan bilgiye doğru kaymaya başlaması, paylaşımdaki tehlikeleri de azaltacaktır. Herhâlde dünyanın oluşumunu izah eden bir videonun deniz kenarında özçekim yapmış bir portre fotoğraftan daha çok beğeni ya da retweet almaya başladığı anda, paylaşımdaki fırsatlar ile alakalı de bir makale kaleme alınır.

Tepkileriniz Nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0