Siber Zorbalık

Siber Zorbalık

Siber Zorbalık

Güç… Belki de hayatımızdaki en mühim kavramlardan biri. Güçlü çocuk, kuvvetli insan, kuvvetli fikir, kuvvetli ülke… Her şeyin zıddıyla kaim bulunduğu dünyamızda gücün karşısında duran kavram ise güçsüzlük, yani zayıflık… Bahse husus olan “siber zorbalık” bu kavramlar üstünde vuku bulan, internet teknolojilerinin ilerlemesiyle beraber bilhassa çocuklar ve ergenler arasında yaygınlaşan can sıkıcı, tehlikeli bir durumdur.

Güç… Belki de hayatımızdaki en mühim kavramlardan biri. Güçlü çocuk, kuvvetli insan, kuvvetli fikir, kuvvetli ülke… Her şeyin zıddıyla kaim bulunduğu dünyamızda gücün karşısında duran kavram ise güçsüzlük, yani zayıflık… Bahse husus olan “siber zorbalık” bu kavramlar üstünde vuku bulan, internet teknolojilerinin ilerlemesiyle beraber bilhassa çocuklar ve ergenler arasında yaygınlaşan can sıkıcı, tehlikeli bir durumdur.

Güç ve zayıflık her ne kadar soyut kavramlar olsalar da tezahürlerini ufak yaşlardan itibaren hayatımızın bütün zamanlarında hissedip yaşarız. Her birimizin hatıralarında ilkokulda bize ya da bir dostumuza zorbalık yapmış kuvvetli (görünen), asi bir çocuk vardır. Ve bir de amacıylae kapanık, dışlanmış, oyunlara alınmayan o güçsüz, sessiz çocuk...

Gücün denetimsüzce, korkutarak, tehdit, şiddet ya da zorlama ile diğerları üstünde egemenlik kurarak kullanılması “zorbalık” olarak tanımlanmaktadır. Bir şahıs, diğer bir şahıs ya da şahıslar doğrulusunda kasıtlı, tekrarlı ve en azından belli bir vakit devam eden olumsuz davranışlarla karşı karşıya bırakılıyorsa bu bireyin zorbalığa uğradığı söylenebilir.[1]

Peki, gerçek hayatta yaşanan bu zorbalığa maruz kalma ya da zorbalıkta bulunma varsa, internet içerisinde olmaz mı? İşte siber zorbalık tam olarak bunu ifade ediyor. Yani gerçek hayatta maruz kalınan geleneksel zorbalığın ve şiddet sahibi olan davranışların internet içerisinde yaşanması hali. Biraz daha detaylandıracak olursak siber zorbalık; internet, cep telefonları ve diğer teknolojik yöntemlerle, metinsel içerikleri (e-posta, mesaj) ve diğer medya içeriklerini (fotoğraf, video vb.) yayınlamak suretiyle, bir diğersını rencide eden, o şahsa zarar veren davranışlarda bulunma durumudur.

Geleneksel zorbalık davranışlarına benzer olarak sanal (siber) zorbalıkta da insan ilişkileri üstünde güç ve denetim vardır. Zorba, kendisinden psikolojik-sosyolojik-fiziksel yönden zayıf olarak algıladığı kurban üstünde güç avantajı ve denetim sağlamaya çalışır.

Siber zorbalık

Siber Zorbalık İlk Sinyallerini Okulda Veriyor!
Siber zorbalık çok detaylı biçimlerde karşımıza çıksa da ergenler arasında yaşanan siber zorbalığın, genelde okulda bir nefret ya da güç gösterisi ile başlayıp, bilgisayar ve etkileşim teknolojileri yolu ile ilerlediği görülür.

Bir öğrencinin fotoğrafından yalnızca yüzünü kesip diğer bir pornografik fotoğrafa yapıştırmak ve bunu sosyal paylaşım sitelerinde yayınlamak okullarda yaşanan siber zorbalığın bir örneğidir. Yine, kurbana ait özel bilgilerin, okuldaki diğer öğrencilere elektronik posta ile gönderilmesi, herkese açık bir internet sayfası hazırlayarak kurbanları ile ilgili karalayıcı, aşağılayıcı içeriklerin servis edilmesi, kameralı cep telefonları vasıtasıyla kurbanların görüntülerinin çekilmesi, okulun en çirkininin, en şişkosunun, en aptalının, en tembelinin seçilmesi okullarda yaşanan siber zorbalığın türleridir.[2] Bu yöntemlerle siber zorbalar, kurbanlarını utandırmak, aşağılamak, dışlamak, itibarsızlaştırmak ve yalnızlaştırmaya çalışırlar. Tüm şunlar ilk başta fiziksel bir şiddet içermediği amacıyla ebeveynler ve okul görevlileri doğrulusunda anlaşılamamakta ya da çok ehemmiyetsenmemektedir. Oysa kurban bu tür davranışlara maruz kaldıkça sosyal olarak dışlanmakta, yalnızlaşmakta ve ağır psikolojik sıkıntılar yaşamaktadır.

Siber zorbalık bölümünde çalışan Hinduja ve Patchin’in incelemesine göre, kurbanların %20’si intihar etmeyi düşünmekte ve siber zorbalığa maruz kalmayan akranlarına göre iki kat daha çok intihara teşebbüs etmektedirler.[3] Bu noktada öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin duyarlı olmaları ve siber zorbalık husussu ile ilgili bilgi sahibi olmaları büyük ehemmiyet taşır.

Ne yazık ki siber zorbalığın çocuklar amacıyla sosyal, duygusal ve fiziksel yönden yıkıcı neticeleri da vardır. Bir çocuğun siber zorbalığa uğradığını, onun davranışlarında ve duygularında görünen birtakım değişimlerden kavramak mümkündür. Sosyal yönden, etkileşimde ilgi kaybı, okulda ders durumunun kötüye gitmesi sebebiyle okula gitmeme, okulu asma halleri baş gösterir. Duygusal olarak depresyon, agresif davranışlar, endişe bozuklukları, korku, aksilikte bulunma, sıksık sıkılma gibi davranış farkılıkları yaşanabilmektedir. Tüm şunlar nihayetinde çocuğu (kurbanı) fiziksel olarak intihara kadar götüren siber zorbalığın yıkıcı neticelerindandır.

Siber zorbalıkla mücadele, başta veliler ve öğretmenler olmak üzere eğitim vakitcinin bütün paydaşlarının, “Yeni Medya Okuryazarlığı” husussu ile ilgili eğitilmeleri, bununla beraber çocukların da “İnternet Etiği” kapsamında gerçek hayatta sergiledikleri ahlaki tavır ve tutumlarını internette de aynı şekilde göstermeleri gerekliliğini onlara öğretmekten ve şuurlu bir kullanıcı olmalarını sağlamaktan geçmektedir.

Tepkileriniz Nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0